Bir Birlikten Daha Fazlası: Amasya Damızlık Birliği
Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği; 120’den fazla köye ulaşan süt toplama ağı, güçlü makine ve ekipman parkı, Amesia markası, üretici marketi, profesyonel hayvan besleme hizmetleri, kadın ve genç üreticilere yönelik eğitim çalışmalarıyla Türkiye’ye örnek olabilecek bir üretici örgütlenmesi ortaya koyuyor.
Bazı kurumları uzaktan tanırsınız; yaptıkları çalışmaları takip eder, başarılarını görür ve takdir edersiniz. Bazı kurumları ise kapısından içeri girdikten, çalışma düzenine yakından şahit olduktan ve ortaya koyduğu işlerin büyüklüğünü rakamlarla gördükten sonra çok daha farklı değerlendirirsiniz.
Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, benim için ikinci grupta yer alan kurumlardan biri oldu.
Yaklaşık altı-yedi aydır süt toplama yazılımımızla ilgili olarak Amasya Damızlık Birliğini ziyaret ediyorum. Ancak birlik ile tanışıklığım bu ziyaretlerden çok daha öncesine dayanıyor. Hayvancılıkla ilgili internette bilgi aradığım dönemlerde; kaba yem yetiştiriciliğinden aşılama programlarına, örnek rasyonlardan salgın hastalıklara kadar pek çok konuda karşıma sık sık birliğin internet sitesi çıkardı.
Üstelik bu içerikler, yalnızca internet sitesi dolu görünsün diye hazırlanmış veya başka kaynaklardan kopyalanmış yüzeysel bilgiler değildi. Her birinin arkasında ciddi bir emek, teknik bilgi ve kapsamlı bir çalışma olduğu açıkça görülüyordu.
Sosyal medya hesaplarını incelediğimde güçlü makine ve ekipman parkı dikkatimi çekmişti. Bununla birlikte Amesia markası altında üretilen ürünler ve üreticilere hizmet veren market yapısı da oldukça güçlü bir kurumsal organizasyonun varlığını gösteriyordu. Uzaktan bakarken bile güzel işler yapan, üreticisine hizmet götüren güçlü bir birlik izlenimi veriyordu.
Fakat kapıdan içeri girip Birlik Başkanı Güner Aslan ile tanıştığımda, birliği gezdiğimde ve yapılan işlerin büyüklüğünü rakamlarla gördüğümde hayranlığım daha da arttı.
Çünkü burada yalnızca güzel projeler anlatılmıyor; ülkemizde hayvancılık adına yıllardır “Yapılması gerekir” denilen işler gerçekten hayata geçiriliyor.
Konuşulanı Değil, Yapılması Gerekeni Yapan Birlik
Hayvancılıkla ilgili toplantılarda, panellerde ve salon konuşmalarında aynı sorunları sık sık dile getiriyoruz. Üreticilerin örgütlenmesi gerektiğini, sütün değerinde pazarlanmasını, kaliteli kaba yeme erişimin kolaylaştırılmasını, küçük işletmelerin profesyonel hizmetlerden yararlanmasını ve birliklerin daha kurumsal çalışmasını söylüyoruz.
Ancak bunların uygulamaya geçirilmesi, anlatıldığı kadar kolay değil.
Amasya Damızlık Birliği, zor olduğu bilinen bu alanlarda sorumluluk almış ve ciddi bir kurumsal altyapı oluşturmuş. Üstelik bu yapı tamamlanmış ve kendi hâline bırakılmış değil; gelişmeye ve büyümeye devam ediyor.
Birliğin 120’den fazla köyde süt soğutma tankı ve süt toplama noktası bulunuyor. Bu geniş ağ sayesinde ciddi miktarda süt kayıtlı ve düzenli biçimde toplanıyor. Böylesine büyük bir organizasyon, yalnızca üreticiye hizmet sunmakla kalmıyor; aynı zamanda önemli bir istihdam da meydana getiriyor.
Bu yapının arkasında güçlü bir planlama, disiplin ve denetim sistemi var. Çünkü bu ölçekte bir operasyonu yalnızca iyi niyetle yönetmeniz mümkün değil. Sistemin sürdürülebilir olması için görev tanımlarından saha kontrolüne, ekipman kullanımından ürün takibine kadar her aşamanın belirli kurallara bağlanması gerekiyor.
Amasya’da gördüğüm en önemli özelliklerden biri de tam olarak buydu: Kurumsallık.
Avrupa’dan Örnek Verirken Amesia’yı Unutmayalım
İlk ziyaretlerimden birinde Amesia markalı ürünlerin bulunduğu depoya girdiğimde beni en çok etkileyen ayrıntılardan biri ürünlerin arkasındaki hikâyeydi.
Depoda yalnızca hayvansal ürünler değil, tarımsal ürünler de bulunuyordu. Her ürünün etiketinde o ürünün hangi üreticiden ve hangi tarladan geldiği görülebiliyor; üreticinin hikâyesi tüketiciyle buluşuyordu.
Yıllardır Avrupa’daki kooperatiflerden, belirli bölgelerle özdeşleşmiş peynirlerden ve üretici hikâyesini öne çıkaran markalardan örnekler veriyoruz. Oysa artık bizim de gösterebileceğimiz çok değerli bir örneğimiz var: Amasya Damızlık Birliğinin Amesia markası.
Ben de artık gittiğim yerlerde yalnızca Avrupa’daki örnekleri anlatmak yerine Amesia’yı örnek gösteriyorum.
Kendi ülkemizde, kendi üreticilerimizin emeğiyle ve kendi birliğimizin çatısı altında çok kıymetli bir başarı hikâyesi ortaya çıkmış durumda. Bunun bizler tarafından sahiplenilmesi, anlatılması ve görünür hâle getirilmesi gerektiğine inanıyorum.
Çünkü başarıyı yalnızca ortaya çıkarmak yetmez; doğru örneklerin yaygınlaşabilmesi için onları anlatmak da gerekir.
Küçük İşletmeye Profesyonel Besleme İmkânı
Hayvancılıkta en çok önem verdiğim alanlardan biri beslemedir. Bana göre ülkemiz hayvancılığının en büyük sorunlarının başında kaliteli kaba yem üretimi ve doğru rasyon yönetimi geliyor.
Küçük işletmelerin büyük bölümü yeterli mekanizasyona sahip değil. Yem karma makinesi, traktör ve diğer ekipmanlar ciddi yatırım gerektiriyor. Ekipman sorunu çözüldüğünde ise bu kez kaliteli hammaddeye erişim, rasyon hazırlama bilgisi ve profesyonel danışmanlık ihtiyacı ortaya çıkıyor.
Dünya artık bir rekabet dünyası. Küçük işletmelerin bu rekabette tek başına ayakta kalabilmesi her geçen gün zorlaşıyor. Bu nedenle küçük üreticilerin birlik olması ve ortak hizmetlerden yararlanması büyük önem taşıyor.
Bu modelin özel sektördeki güzel örneklerinden biri Rasyonel firmasıdır. Firmayı takip edenler bilir; üreticilere hazır TMR hizmeti sunuyor. Böylece küçük işletmeler yem karma makinesi veya traktör yatırımı yapmadan hayvanlarının ihtiyacına uygun hazırlanmış rasyonu satın alabiliyor. Kuru dönem, doğuma yakın dönem ve taze dönem gibi farklı grupların beslemesi profesyonel biçimde yönetilebiliyor.
İşletme küçük olabilir ama besleme küçük bir iş değildir.
Küçük işletmelerin tek başına ulaşmakta zorlandığı profesyonel besleme hizmetine ortak bir sistem üzerinden erişebilmesi, hayvancılığın geleceği açısından çok değerlidir.
Amasya Damızlık Birliğinin de üreticileri için benzer bir sistemi kurduğunu gördüğümde gerçekten ayakta alkışladım. Çünkü bu model, ülkemizde hayvancılığın ihtiyaç duyduğu en önemli çözümlerden biridir.
Bu sistemi Amasya’da güçlü kılan unsurlardan biri de birliğin sahip olduğu geniş makine ve ekipman parkıdır. Ancak böylesine büyük bir parkı kurmak kadar doğru yönetmek de önemlidir. Oradaki her makine, ekipman ve hatta en küçük araç gereç dahi üreticinin ortak malıdır. Bu nedenle son derece ciddi bir kontrol ve denetim sistemi uygulanıyor.
Bu disiplin bazen dışarıdan katı görünebilir. Fakat üreticinin imkânlarını korumanın ve sistemin devamlılığını sağlamanın başka bir yolu yoktur.
Amasya’nın Tarımsal Üretim Avantajı
Amasya’da dikkatimi çeken bir başka konu, özellikle Merzifon bölgesindeki tarımsal arazilerin büyüklüğü oldu. Arazilerin yapısı ve ölçeği, ekonomik ve planlı tarımsal üretim açısından önemli bir avantaj sağlıyor.
Doğru planlama, uygun mekanizasyon ve güçlü bir örgütlenme modeliyle bu üretim potansiyeli, hayvancılığın kaliteli kaba yem ihtiyacının karşılanmasına büyük katkı sunabilir.
Ancak güçlü arazi, makine ve sermaye tek başına yeterli değildir. Her işin başı eğitimdir.
Kadın Üreticilerin Bilgisi ve Emeği Güçleniyor
Amasya Damızlık Birliğinin eğitim faaliyetlerinde özellikle kadın üreticilere ayrı bir önem vermesi son derece kıymetli.
Birlik, kadın üreticileri yeni kurulan süt ürünleri işleme tesisine getirerek yalnızca tesisi gezdirmiyor. Aynı zamanda bu yapıların üreticilerin ortak emeğiyle kurulduğunu ve gerçek sahibinin yine üreticiler olduğunu anlatıyor.
Kadın üreticiler burada birliğin faaliyetlerini ve üretim süreçlerini yakından görme fırsatı bulurken, birlik yöneticileri de onların sorularını, beklentilerini ve sahada karşılaştıkları sorunları doğrudan dinliyor. Dinlemekle yetinmeyip dile getirilen sorunlara çözüm üretmeye devam ediyorlar.
Bu yaklaşım çok önemli. Çünkü kırsal üretimin en büyük yüklerinden birini kadınlar taşımasına rağmen karar alma, eğitim ve kurumsal temsil süreçlerinde çoğu zaman yeterince görünür olamıyorlar.
Kadın üreticiyi tesisin içine davet etmek, yapılan yatırımı sahiplenmesini sağlamak ve düşüncelerine değer vermek; birlik olma kültürünü güçlendiren en önemli adımlardan biridir.
Devlet Destekleri ve Hibelerde Üreticinin Yanındalar
Birlik aynı zamanda üreticilerin devlet desteklerinden, teşviklerden ve hibe programlarından mümkün olan en yüksek düzeyde yararlanabilmesi için gerekli duyuru ve hatırlatmaları yapıyor.
Üreticiye yalnızca “Böyle bir destek var” demekle kalmayıp, doğru zamanda haberdar olmasını ve önemli fırsatları kaçırmamasını sağlamaya çalışıyor.
Çünkü destek ve hibeler ne kadar kapsamlı olursa olsun, üretici bunlardan zamanında haberdar değilse veya başvuru sürecini bilmiyorsa gerçek amacına ulaşamıyor. Birliğin burada üretici ile kamu kaynakları arasında bilgilendirici ve yol gösterici bir köprü kurması büyük değer taşıyor.
Geleceğin Tarımını Gençler Kuracak
Eğitim çalışmalarının bir diğer önemli ayağını ise gençler oluşturuyor.
Bugün tarım ve hayvancılığın en önemli sorunlarından biri, genç nüfusun üretimden uzaklaşmasıdır. Oysa gelecekte bu işletmeleri yönetecek, yeni teknolojileri kullanacak ve üretimi sürdürecek olanlar bugünün gençleridir.
“Ağaç yaşken eğilir” sözünden hareket eden Amasya Damızlık Birliği, gençlere tarım ve hayvancılık alanında profesyonel eğitimler veriyor. Gençlerin sektörü yalnızca geleneksel yöntemlerle değil; bilimsel bilgi, modern teknoloji, doğru işletme yönetimi ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla tanımasını sağlıyor.
Gençlere tarım ve hayvancılığı yalnızca zorunlu olarak sürdürülen bir aile mesleği şeklinde değil; bilgi, teknoloji ve doğru yönetimle geleceği olan profesyonel bir iş kolu olarak anlatmak gerekiyor. Amasya Damızlık Birliğinin yaptığı çalışmalar tam olarak bu anlayışa hizmet ediyor.
Kadınların üretimdeki gücünü görünür kılan, gençleri geleceğe hazırlayan ve üreticisinin desteklerden en doğru şekilde yararlanabilmesi için çalışan bu yaklaşım; birliğin yalnızca bugünün sorunlarını çözmediğini, aynı zamanda yarının hayvancılığını da inşa ettiğini gösteriyor.
Bilime ve Eğitime Verilen Değer
Amasya Damızlık Birliği hem kendi çalışanlarına hem de üreticilere yönelik ciddi eğitimler düzenliyor. Yabancı kaynakların ve kitapların Türkçeye çevrilerek sektöre kazandırılması ise bilgiye verilen önemi açık biçimde ortaya koyuyor.
Bilimin ve doğru bilginin peşinden giden; öğrenmeye, öğretmeye ve gelişmeye açık bir kurum yapısı bulunuyor.
Üreticinin Köydeki Kapısına Kadar Ulaşan Hizmet
Birliğin üretici marketi de başlı başına değerli bir hizmet modeli.
Amesia markası altında çok sayıda market ürünü bulunuyor. Birlik üyesi üretici sipariş verdiğinde bu ürünler yalnızca şehir merkezindeki bir teslimat noktasına değil, köydeki evinin kapısına kadar ulaştırılıyor.
Özellikle kırsalda yaşayan üreticinin günlük ihtiyaçlara erişimde karşılaştığı zorluklar düşünüldüğünde, bu hizmetin ne kadar önemli olduğu daha iyi anlaşılacaktır.
Bir üretici kuruluşunun görevi yalnızca kayıt tutmak veya resmî işlemleri yürütmek değildir. Üyesinin üretimini kolaylaştırmak, maliyetlerini azaltmak, bilgiye ve ürüne erişimini sağlamak, ürettiği değeri markalaştırmak ve yaşam kalitesini yükseltmek de gerçek anlamda örgütlenmenin parçalarıdır.
Amasya Damızlık Birliği, bu anlayışın sahadaki güçlü örneklerinden birini oluşturuyor.
Başarının Arkasındaki İrade
Elbette bütün bu çalışmalar kendiliğinden ortaya çıkmıyor.
Başarının arkasında ciddi bir disiplin, kurumsal yönetim anlayışı ve bilimin peşinden kararlılıkla giden inanmış bir ekip bulunuyor. Birlik Başkanı Güner Aslan’ın liderliğinde oluşturulan bu yapı, sorunları yalnızca dile getirmek yerine kendi imkânları ölçüsünde çözüm üretmeyi tercih ediyor.
Ben de kamuda görev yaptığım dönemde sorunların ve çözüm önerilerinin sürekli konuşulmasından ziyade, eldeki güç ve imkânlar çerçevesinde çözümün bir yerinden başlanmasını daha değerli bulmuşumdur.
Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği tam olarak bunu yapıyor.
Bütün sorunların bir anda çözülmesini beklemiyor. Kendi üreticisi, kendi bölgesi ve sahip olduğu imkânlar doğrultusunda harekete geçiyor. Bir noktadan başlıyor, yaptığı işi kurumsallaştırıyor ve üzerine yenilerini ekleyerek yoluna devam ediyor.
Bana göre Amasya Damızlık Birliği, Türkiye’de örnek alınması gereken ilk üç birlik arasında gösterilebilecek kadar güçlü ve başarılı bir yapıya sahip.
Ne yazık ki bu çalışmaları uzun süre sosyal medyada yeterince göremedik. Son dönemde daha görünür ve etkin olmaları sevindirici. Çünkü ülkemizin yalnızca sorunlarını değil, kendi imkânlarıyla çözüm üreten başarılı kurumlarını da daha fazla konuşmaya ihtiyacı var.
Yıllardır yurt dışındaki modelleri örnek gösteriyoruz. Elbette dünyadaki iyi uygulamaları takip etmeye devam edeceğiz. Fakat artık dönüp kendi ülkemizde ortaya çıkarılan başarıları da görmeli, sahiplenmeli ve anlatmalıyız.
Amasya Damızlık Birliği ve Amesia markası, bunun en güzel örneklerinden biridir.
Başta Birlik Başkanı Güner Aslan olmak üzere; bu kurumsal yapının kurulmasında, geliştirilmesinde ve üreticiye ulaşmasında emeği bulunan herkesi gönülden tebrik ediyorum.
Ülkemizde hayvancılığın geleceği tam da böyle yapılarla güçlenecek: Sorunu bilen, çözüm üreten, bilime inanan, kadınları ve gençleri sürece dâhil eden, üreticisini yalnız bırakmayan ve birlikte hareket etmenin gücünü sahada gösteren yapılarla…
