Aksaray Sultanhanı İlçe Tarım Müdürlüğü Sosyal Medya hesaplarını inceledik...
İlçede Gıda Denetimi??
Yerelde çıkan haberler üzerine yapılan denetimdeki fotoğrafları birlikte inceleyim kararı siz verin!!!
Bu haberler yerel haber gazetelerinden aldık, ilçede açık bir şekilde belli ki fırınlar kesinlikle denetlenmiyor veya Denetlenmiş gibi yapılıyor. Mevzuat gereği her işletme 5996 sayılı kanun kapsamında denetlendiğinde bir form doldurulmaktadır. Acaba bu fırınlar bu tarihten önce ne zaman denetlendi ve forma ne yazıldı? Denetim yoksa sadece evrak üzerinde mi?
Gelelim diğer bir konu haberler üzerine yetkililer acilen denetime çıkmışlar ve bu denetimle ilgili basına görsel vermişler. İşte olay tam burada!!! şimdi fotoğraflara birlikte bakalım.


Fotoğrafa baktığımızda ilk etapta
Gıda denetimi bu kıyafetlere yapılmaz özellikle üretim tesisleri, sizlerde fotoğraflara baktığınızda hijyen anlamında doğrudan gözümüze batan durumlar var. Haberde sadece fırınlar denetlendi yazılmış, ama idari yaptırımla ilgili bir şey göremedik. Bu işi hiç bilmeyen biri bile olsa çalışanlarda bone vb. hiç birşey yok, ekmek kasaları yerlerde, kullanılan ekipmanların hijyenleri gözle görülüyor, ama başta denetçilerin bone ve maskesinin olması gerekir.
Bizim anladığımız çıkan haberlere istinaden denetimi çıkılmış gibi yapıp algı oluşturalım. Çünkü böylesine haber sonrası en azından bu fotoğraflar verildi ise şu kadar idari yaptırım uygulandı denilmesi gerekirdi. Haberimizden sonra en azından bununla ilgili bir açıklama bekliyoruz veya o denetim formunun kamuoyu ile paylaşılması gerekir ki eskisi gibi yapılan denetimde bir sorunla karşılaşılmamıştır mı yazıldı!!! diyerek bir sonraki incelememize geçiyoruz….
Her sene aynı fotoğraf!!!
Evet fotoğraflara baktığımızda güzel bir kare bürokrasi kısmı işin sahasında üretici ile birlikte, ama biz böyle fotoğrafları görünce aklımıza diğer bir seçenek hemen gelir show yapıyorlar, sadece fotoğraf, tabi burada ilçe kaymakamlarımız var onlar üreticilerle bir araya gelip soru ve orunlarını dinliyorlar ve gayet olması gerektiği gibi, asıl sorun ilçe tarım teknik ekibi ve müdürü ne diyor ne yapıyor??? Her yıl aynı kare fotoğraf paylaşmanın ötesinde ne var? Şimdi bunu yorumlamak için öncelikle geçtiğimiz yıl şahşalı yapılan tarla gününe gidelim daha sonra bu fotoğraflarla diğerlerini birlikte değerlendirelim…

İlçe Tarım Müdürünün Sözleri


Şimdi gelelim yorumlarımıza: Öncelikle haber başlığı çok yanlış “Hasat Edildi” bu şekilde bir buğday hasat edilemez, burada erken bir tarla günü yapılmış ve yanlış algı oluşturulmuş, zaten müdüre hanımın kıyafete bakarsak tarla günü değilde bir sunuma gelinmiş gibi, ürünler yaş iken hasat olma ihtimali yok…
Öncelikle fotoğraflar ve haberler harika ama sonuç ne oldu sonuç???? Bu 21 çeşidin isimleri nelerdir? Dekara ne kadar ektiniz? Gübre ne kullandınız? Sonuçlarını üreticilerle kamuoyu ile veya o boy boy resim attığınız sosyal medyanızda değerli üreticiler biz bunları denedik bölgemiz için en iyisi bu çeşitler, şu çeşitler bölgemiz için yeterli değil dediniz mi? 2023 çalışmaları doğrultusunda 2024 de kimler bu çeşitleri ekti? Diğer kamu kurumları ile ortaklaşa yapılan çalışma bir çok projede olduğu gibi yaptık oldu bitti. Ama sonuçları ile ilgili ortada bir açıklama yok, yani devlet imkanları ile kısaca kendimize PR çalışması yaptık denilse yanlış olmaz galiba.
Çünkü ortada yapılan her çalışma başarılı olacak diye bir şart yok, tarım açık alanda yapılan zor bir iş, belki sonuçlar istenildiği gibi gitmeyebilir ama burada esas olan sonuçların her ne olursa olsun teknik ekipler tarafından açıklanması ve bölge çiftçisine sunulmasıdır.
Biçerdöver önüne her yeni gelen kaymakamı çıkarıp fotoğraf çekilip atmak yerine keşke öncesinde arazi kontrolleri yapılıp onlarda sosyal medyaya atılsaydı, ekimden hasada buğdayda dikkat edilmesi gerekenler ki bölgedeki üreticilerimizden ve bölgede çalışan ziraat mühendisi arkadaşlardan edindiğimiz bilgilere göre en önemli sorun olan pas hastalığı ile ilgili hiç bir çalışma göremedik ve bunu bölge çiftçisine sorduğumuzda da olumlu bir cevap alamadık.
“Tarlada izi olmayanın harmanda yüzü olmaz” ata sözünü buraya bırakıyorum… Pas hastalığı buğdayda rekolteyi inanılmaz derecede etki eden en önemli hastalıklardan bir tanesi, keşke biz benzeri biçerdöver kullanıyor ilçe müdürü pozunu “Dikkat Pas Hastalığı” ilçemiz buğday tarlalarında yapılan kontrollerde ciddi derecede etkili ve bunun tek çözümü ilaçlama yapmaktır. Hastalığın çeşitleri bunlar vb. gerçekten üreticiye faydalı olacak bilgi paylaşımlarını da görebilseydik. Ama iş sadece kişisel PR çalışması….
Şimdi diğer harika bir proje KAVUN !!!
Her zaman yaptığımız gibi önce paylaşımlara bakalım sonra verilere ve üreticiler ne diyor ona bakalım!!!
Bölge tarımına ciddi bir katkı sağlayacak, çiftçinin ekonomik gelirini yükseltecek, bölgeye yepyeni bir ürün deseni daha demek isterdim ama maalesef!!!
Olay sosyal medyada herkes bizi çalışıyor üretiyor görsün, brifinglerde şöyle projelere imza attık böyle projelere imza attık demek için içi boş, devlet imkanlarının, kamu insan gücünün boşa gittiğini görebiliyoruz.
Acaba bu proje ilk yazılırken masa başında sonraki yıllar için şu kadar alanda üretim olacak bu kadar alanda üretim olacak gibi hedefler konuldu mu? Bu hedefleri denetleyen oldu mu? Yada daha projenin ilk başında bir dekar alana kavun mu ekmek daha çok kazandırır yoksa mısır, arpa vb. gibi bölgedeki diğer ürünlerle mukayese edildi mi? Hadi yazılırken edilmediğini varsayalım proje bitiminde bununla ilgili yine birşey göremedik.
Fotoğraflara baktığımızda tarla günü etkinliğinde güzel mis gibi bir kahvaltı ve yoğun bir protokol görüyoruz, göremediğimiz üreticiler nerede? Ve az önce sorduğumuz sorunun cevabı bu kavun işi Sultanhanı’na uygun mu? Üretici şuanda ekiyor mu? Yoksa bakanlıkta bir kaynak vardı, sizde bedava tohum gübre diyerek üreticiye ekim yaptırıp sonra da bunu PR olarak protokolü çağırıp güzel bir kahvaltı ile mi süslediniz? Birde projenin bütçe bedeli ile, yapılan organizasyonun bütçe bedelini de karşılaştırmak gerekiyor.
Sultanhanın’da sizce kaç kişi artık kavun ekiyor? Proje çıktıları nelerdir???
"AMARANT bitkisi Yüksek gelir elde edilen ürün olması nedeniyle üreticilerinin de yüzünü güldürüyor"

2020 yılında bir iş insanı tarafından Afyonkarahisar’da Türkiye’de ilk olarak ekilen amarant bitkisi şimdi de Aksaray’da yetiştirilmeye başlandı. Yağı kozmetik sanayinde oldukça yoğun olarak kullanılan ve sağlık açısından da insan vücudunda birçok rahatsızlığa iyi gelen amarant bitkisi Aksaray’ın Sultanhanı ilçesinde yetiştirildi. Sarı, kırmızı ve bordo renk tonlarıyla tarlada görsel bir şölen oluşturan amarantın Aksaray’da yaygınlaşması beklenirken, yüksek gelir elde edilen ürün olması nedeniyle üreticilerinin de yüzünü güldürüyor. Bitkiyle ilgili bilgiler veren Sultanhanı İlçe Tarım ve Orman Müdürü Merve Kutlu, “Amarant bitkisi kral tohumu olarak da geçen protein değeri yüksek yarı tahıllı bir bitkidir. Aynı zamanda tohum şeklinde yenilen tüketilen bir bitkimizdir. Amarantı 2023 yılı Nisan ayında Afyonkarahisar’dan sonra ilçemizde deneme amaçlı bir ekim yaptık. Dört farklı alanda demonstrasyon kurduk, bu kısımda da güzel sonuçlar aldık. Amarant bitkisi Afyonkarahisar dışında da ilk defa Sultanhanı ilçemizde yani Türkiye de Afyonkarahisar dışında ekimini gerçekleştirdik. Amarant aslında tıbbi aromatik bir bitkimizdir, yağı kozmetik sanayinde kullanılır, tohumları glütensiz un olarak un sektöründe kullanılır. Ayrıca bir o kadar da şu an biliyorsunuz kinoa, chia tohumu gibi tohumu direkt yoğurda ya da böyle herhangi bir içeceğe katılarak direkt olarak da tüketilebilir. Yapraklarını kurutarak çay olarak yapıyoruz ve diyabete iyi geliyor. Afyonkarahisar sağlık bilimleri enstitüsü Rektörümüz Nurullah Okumuş’un söylediği ve araştırmalarına göre amarant bitkisinin sukulent oranının fazla olması nedeniyle anti kanserojen özelliğinin de olduğunu söylemekte. Malumunuz biz ilçe olarak tarım ve hayvancılığın en çok bulunduğu ve geçim kaynakları olarak da kullanıldığı bir yerdeyiz. Bizim için ekstra bir yönü de köklerinin de silaj olarak hayvanlara protein değeri yüksek kullanımında, yani çok yönlü görsel olarak da çok renkli şenlikli bir bitkimiz. Biz inşallah deneme ekimini yaptık seneye ilçemizin farklı yerlerinde ve bölgelerinde ekmeye devam edeceğiz” dedi.
Kesimhaneye Resmi Veteriner Hekim Gönderiliyor mu?

Peki Sultanhanı’nda etleri kim denetliyor? Denetleniyor mu? Yoksa fırınlarda olanlar kesimhanede de oluyor!!!
Kesimhanelerde hayvanın girişinden çıkış işlemine kadar tüm aşamalarında 5996 Sayılı kanun kapsamında resmi veteriner hekim olması gerekiyor. Yani ilçelerde bu yetki ilçe tarım ve orman müdürlüğünde, peki Sultanhanı kesimhanesinde resmi veteriner hekim var mı? Var mı derken mutlaka gidiliyordur ama klasik devlet memurluğu mu yapılıyor yoksa gerçekten kesime eşlik edilip hastalıklı sorunlu etler imha ediliyor mu? Veya resmi veteriner hekim gelip sadece evrak başında işleri yapıp her şey yolunda mı diyor? Bakmak gerekir kesimhane de kaç hayvan kesilmiş resmiyette kaç hayvan kesilmiş? Bir yılda kaç imha edilmiş, yoksa kesilen her hayvan sağlıklı mı? Sizce böyle bir şey mümkün mü, yerelden edindiğimiz bilgilere göre resmi veteriner hekimler maalesef kesimlere eşlik etmiyorlar, mesailerini kesimhanede geçirmesi gerekirken ilçe tarım binasında geçiriyorlar, peki burada ilçe tarım müdürü fırın denetimlerinde olduğu gibi görmemezlikten mi geliyor neden personeli kesime göndermiyor?
İlçe Müdürü Etkinlik Yapmayı Kesinlikle Seviyor !!!
İlçe tarım her yıl düzenli olarak süt şenliği yapıyor… Kesinlikle çocuklara sütü anlatmak, nereden nasıl zorluklarla elde edildiğini göstermek, bunun için çeşitli etkinlikler düzenlemek söylenecek bir tek söz yok. Başarılı ve olması gereken etkinlikler…
Eleştirimiz şurada neden bu ve buna benzer hayvancılık ile tarımla ilgili etkinlikler ve eğitimler yok? Sayfalarında bir kaç eğitim gördük ama bakanlık tarafından zorunlu kılınan kurum içinde toplantı şeklinde imzaların alındığı toplantılar. Yoksa Sultanhanı tarım ve hayvancılık potansiyeli olmayan Aksaray yerine İstanbulda tarımın olmadığı bir semt mi? Üstelik son etkinlikte tasarruf tedbirleri varken bu tarz etkinlikler yapmak??? Yine her zaman olduğu gibi protokol var kahvaltı düzeni var, galiba asıl amaç koltuk sağlamlaştırmak veya bir üst koltuğa geçmek…
Peki bakanlık İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne hangi görevleri yüklemiş resmi olarak birde onlara bakalım birlikte;
(1) Bakanlık ilçe müdürlüğünün görevleri şunlardır:
- a) İlçenin kalkınması, çiftçilerin gelir ve hayat seviyelerinin yükselmesi için hizmet ve görev alanına giren konularda program ve projelerin hazırlanması için gerekli bilgileri toplamak ve teklifte bulunmak,
- b) Program ve projelerin ilçeyi ilgilendiren bölümlerini uygulamak ve sonuçlarını değerlendirmek,
- c) Çiftçinin eğitimi için yayım programları hazırlamak ve uygulamasını sağlamak,
ç) Üst kuruluşlarca hazırlanıp kendilerine intikal ettirilmiş olan örnek çiftlik geliştirme planlarına göre işletme kurulmasına yardımcı olmak,
- d) İlçenin tarım, hayvancılık ve su ürünleri ile ilgili her türlü tarımsal girdi ihtiyaçlarını tespit ederek il müdürlüğüne bildirmek, bu girdilerin temininde yardımcı olmak,
- e) İlçede bitki ve hayvan sağlığını korumak amacıyla mevzuatında belirtildiği şekilde hastalık ve zararlılarla mücadeleyi sağlamak,
- f) İlçenin tarımla ilgili istatistiklerini üst kuruluşlarca verilen formlara uygun olarak zamanında derlemek ve ilgili yerlere intikal ettirmek,
- g) İlçenin program ve projelere dayalı yıllık bütçe teklifini hazırlayarak zamanında il müdürlüğüne göndermek,
ğ) Toprak analiz sonuçlarına dayalı gübre kullanımını sağlamak için eğitim çalışmaları yapmak,
- h) Verilen yetki çerçevesinde ilçede denetim faaliyetlerini yürütmek,
ı) Her türlü hayvan ıslah faaliyetini yürütmek, Bakanlık tarafından uygulamaya konulan kayıt sistemlerine veri girişlerini yapmak ve veri kaydına dayalı destekleme işlemlerini uygulamak,
- i) Kayıt sistemleri veri giriş işlemleri ve sistemlere bağlı destekleme uygulamalarını il müdürlüğü ile koordineli olarak yürütmek,
- j) Yukarıda sayılanlar dışında, mevzuat ile verilen diğer görevler ile kaymakam ve il müdürü tarafından verilecek benzeri görevleri yapmak.
